2 Şubat 2013 Cumartesi

Tıpkısının aynısı


Bir film Oscar’a aday olur da ben izlemeden durur muyum? Tabii ki hayır; zira her şeyden haberim olmak zorunda. ‘’Bilmemek’’ so uncool bir şey ya, ondan yarın öbür gün birileri bu filmden bahseder de ben  ‘’bilmiyorum’’ demek durumunda kalırsam hiç hoş olmaz.

İtiraf edeyim önce bildiğimiz, baydığımız Hollywood romantik komedilerinden biri sandığım Silver Linings Playbook, benim kötülük tohumları ekilmiş kalbimi bile bir hoş etti. Hemen herkesin filmi izlediğini varsayarak fazla uzatmayacağım ve kimseyi üzmeden kısa keseceğim.

Evet, film anne sefkati gibi romantik ve evet, ‘’ben gideyim, daha beyazları makineye atıcam’’ diyen arkadaşınız kadar da trajikomikti. Ama bir şey vardı, farklı bir şey. Hani aşk denince hep dilimizin ucunda olup da bir türlü adını koyamadığımız o şey... Pat’in (Bradley Cooper) Tiffany’ye (Jennifer Lawrence) ‘’Biz seninle farklıyız’’ dediği anda aydığımız o şey... Oysa sen bendin; ben de sen, diyerek sahnelerden bir favori ile uzuyorum buralardan. Excelsior!!!

ps: altyazılısını bulamadım. bu konuda mikemmel ingilizcelerinize güveniyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder