Müzik dışındaki işleri de gayet güzel olan Stipe ile sanatı üzerine kısa bir video laklak:
22 Ocak 2013 Salı
Ariem vardı, n'oldu onlara?
Hayattayken yıldızlara bölünme cesaretinin göstermiş harikalardan R.E.M.'in yegane solisti sevgili Michael Stipe meğer gizli bir Derya Baykal imiş.
Müzik dışındaki işleri de gayet güzel olan Stipe ile sanatı üzerine kısa bir video laklak:
Müzik dışındaki işleri de gayet güzel olan Stipe ile sanatı üzerine kısa bir video laklak:
6 Ocak 2013 Pazar
“Pi” Tarihinden Kalma Kafalar
Ben sana edebiyatçı olamazsın demedim, insan olamazsın
dedim.
Haydi biraz abarttım, bu
doğru ama çok kızgınım, ondandır.
Pi’nin Yaşamı’na, daha
doğrusu eninde sonunda hikayenin yaratıcısı olan Yann Martel’a... Ayrıca Ang
Lee, sözüm sana da tabii ki. Akşama ara beni, karşılıklı konuşalım.
Efenim, yazı en az 500
mg. spoiler içeriyor. Bundan mütevellit, okuduktan sonra eve kargo kargo küfür
göndermeyin diye, yine “Spoilerahmanirrahim,” diyerek giriyorum söze.
Öyle görünüyor ki, biz
insanlar kendimizi besin zincirinin son halkası diğer hayvanlarla
özdeşleştirmeye bayılıyoruz da, sıra bunlar arasında hangisini seçeceğimize
gelince tek mesele hangisinin en güçlüsü, en “güzeli” olduğuna kalıyor.
Neden o sırtlan
öldüğünde hiç birimiz üzülmedik?
Neden hikayeci/yönetmen
bunun böyle olması için elinden geleni yaptı? Zebrayı sakatladı, dişi maymunu yavrusunu denizlere yeni vermiş bir anne figürü olarak şekillendirdi vs.
Ve her şeyden önemlisi
bu canlıcağızları neden sırtlana öldürttü?
Çok basit. Çünkü bizim, başrolü, yani kaplanı sevmemiz
gerekiyordu.
Ayrıca, kral, cellatının
cinayetlerinden sorumlu tutulamazdı. Hatta bu zalim katili (bak hop orda, hop
burda. Dün cellattın bugün bir katil. Eee sosyal statü böyle bir şey gülüüüm)
bizzat öldürdüğünde de bu eylem, kendi ünvanını biraz daha parlatmasından başka
bir işe yaramazdı değil mi?
Sırtlanım çok yaşa!
Bıktım ben bu,
belgeselci, kurgucu tabiat tasvirlerinden. İnsanın kendi bokuyla yazdığı sosyal
statü mitinin, canım doğanın da bir parçası olabileceğini sanma naifliğinden...
Pi, bir kaplanla kurmayı
becerebildiği sosyal bağı o sırtlanla da pek tabii kurabilirdi. Tabii, kaplan
ikisini de yemeye kalkar mıydı kalkmaz mıydı bilemeyiz. Belki “Karizmamı bozar,”
deyip onlara dokunmaz, teknenin önünde, üzerinde Kıraç montuyla ufuklara
bakardı, kim bilir?
Abicim, hayvan bu yer
adamı. Kötü bir şey diye demiyorum. Ama kötü bir şeyse eğer, bunu o kaplan da
yapıyor.
Bu besin zincirini tanımlayıştaki kafamız da; bireyci, bencil, ben merkezci zihniyetimizi bayağı ele
verir cinsten. Yani, üstte olanı seçerken hep diğerlerini yeme veya onlara yem
olma olasılığı üzerinden bir seçime gidiyoruz. Oysa ortada, nüfus diye de bir
mefhum var. Dünyada ne kadar kaplan var ama buna karşın ne kadar fare nüfusu
var bir tahmin yapalım. Sarı tuğlalı yolu takip edip, Google Büyücüsü’ne sormaya
gerek bile yok.
Bu durumda bir tür
olarak farelerin besin zincirinde daha yukarılarda yer almaları gerekmez mi? Çünkü,
kat kat daha çoklar ve dünyadaki tüm yırtıcı kedilerden bile daha fazlasını
yiyorlar.
Ama tuttuğunu koparan -tam
da sosyal hayatta olmak istediğimiz tipte- hayvanları başrole koymak ve
meseleyi böyle görmek işimize geliyorken... Dur ben bunu AKP’ye de bağlarım.
Ha bu arada unutmadan,
insan ve fare genleri yan yana hizalandıklarında %99 oranında benzerlik
gösteriyorlar.
Hadi ben kaçtım.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
